POTANSİYEL SAHTEKÂRLAR

Hemen herkesin bildiğini sandığım bir özdeyiş vardır;

 

“KÖPEK BİLE YEMEK YEDİĞİ KABI PİSLEMEZ

 

Son zamanlarda olagelen olgulara baktığımda ise, yemek yediği kabı pisleyen birçok kişilikle karşı karşıya kaldığımı üzülerek ne kelime hayıflanarak görmekteyim.

 

Umarım bu yazımı da birileri üstlerine alınıp suç duyurusunda bulunarak değerli vaktimi yine çarçur etmezler. Çünkü geçen aylarda boşu boşuna vakit harcamak zorunda kaldığımı yazmıştım.

 

Bir devlet düşünün; tebaasının rahat yaşaması için gerekli teknolojik ve sınai yatırımlar için yırtınsın, bunu yaparken tebaanın enflasyon belasıyla karşı karşıya kalmaması için gerekli ekonomik tedbirleri alıp uygulamaya çalışsın. Sosyal Devlet tanımına uygun hareket etmeye ve hiçbir tebaasının açlıktan ölmemesini sağlamaya uğraşsın. Hangi nedenle olursa olsun fakirlikle karşı karşıya kalanlara elinden gelen tüm mali ve sosyal yardımları yapmaya gayret etsin.

 

Bir devlet düşünün; güvenliği için gerekli tedbirleri almak amacıyla bütün giderlerini karşılayarak, en mükemmel çağdaş eğitimi verip asker eğitsin ve bunlar için en iyi mali şartları sağlasın. Subaylarına lojman, eratına rahat yaşamaları için her türlü imkânın sağlandığı kışlalar kursun. Sivil güvenlik için polis teşkilatını en mükemmel donanımlarla donatsın. Görevlerini yaparken rahat etmeleri için gerekli tüm yasal ve sosyal tedbirleri almaya çalışsın.  

 

Bir devlet düşünün; ihtiyaç duyulan sahalarda bilim adamları yetiştirebilmek için tüm imkânlarını seferber etsin. Onların yurt içi ve dışında en iyi şekilde eğitim almaları için yırtınsın. Tahsilleri tamamlanınca da devletin mali ve teknolojik imkanlarını önlerine serip yeni gelişmelere önayak olmaları için uğraşsın.

 

Bir devlet düşünün; tebaasının devletle ilgili işleri için yerel yönetim teşkilatını güçlendirip hizmetin vatandaşın ayağına gelmesi için tüm imkânlarını zorlasın.

 

Bu devlete yapılacak en büyük kötülük şunlar değil midir:

 

–Aldığı ve alacağı ekonomik tedbirlerin birilerinin çıkarlarına ters olması nedeniyle sürekli baltalanmaya çalışılması…

 

–Binbir güçlükle yetiştirdiği asker ve polisin birilerinin kış kışlaması nedeniyle devletin temeline dinamit koyacak hal ve hareketlere kalkışması…

 

–Bilim adamı olsunlar diye uğraştığı kişilerin çoğunluğunun sözleri ve yazılarıyla milletin kafasını karıştırıp, devlete düşman ve bölücülük gibi olgulara alet olmaya çalışması…

 

–Yerel yönetimlerde kişisel çıkarların devletin ve halkın çıkarlarından üstün görülmeye, bunu gerçekleştirebilmek için her türlü sahtekârlığın yapılmasından çekinilmemesi..(-nüfus sahtekârlığı, yetkiyi kötüye kullanma, rüşvet, irtikap v.b)

 

Bütün bunlar sadece ama sadece tek bir olguya işaret etmektedir. Bunları yapanlar, yapılmasına önayak olanlar, yapılması için bilerek veya bilmeyerek kullanılan tüm kişilikler POTANSİYEL SAHTEKÂR tanımına girmektedirler.

 

Yazık, çok yazık!….

Discussion Area - Leave a Comment