SİMURG

SİMURG

 

Tasavvuf ile ilgilenen hemen herkesin bildiği bir kıssa vardır;

 

Hani kuşlar kendilerine bir kral seçmek istemişler ve Kafdağı’nın ardında ikamet etmekte olan Simurg’u yani Zümrüd-ü Anka’yı kral seçince de ona biat için yola çıkmışlar, ancak yolda hemen hepsi telef olmuşlar da; hedefe varan sadece 30 kuş imiş ve vardıklarında da can çekişiyorlarmış. Ama Kafdağı’na vardıklarında buldukları Simurg’un kendilerinden başka bir şey olmadığını anlayıp anlamadıkları da halen tartışılır. Çünkü Simurg, Farsça’da  otuz kuş demektir.

 

Malum…Ramazan ayındayız. İbadet, içimizin arınması içindir. Herkes kendi amellerinden sorumludur ya, ibadet içinde ayni şeydir. Sadece anlayabilme açısından küçük bir nüans farkı vardır diyebilirim.

 

İbadet ederek, açık anlamların bütün yükünden kurtulup kendisiyle baş başa kalabilen kişiye halk arasında ermiş derler. Bu kişiler o andan itibaren yakınlarında bulunanları irşad ederek ayılmalarını sağlamak isterler genellikle. Ancak, açık anlamlarını sayıp döktükleri nitelikleri; insanların büyük çoğunluğunun kafaları niteliksiz bir varlığı kavrayabilecek kadar olgunlaşmadıklarından, anlatmakta zorlanır ve çabaları genellikle boşa gider.

 

Normal bir insanın aklı hiçbir doğaüstü yeteneğe inanmaz. “Acaip ve garaip görmek istersek kendimize bakarız.” derler. Yunus Emre ne diyordu mısralarında?…

 

 Allah’ı ararsan gönlünde ara,

Mekke’de, Kudüs’te, Hac’da değildir.

Discussion Area - Leave a Comment