KONUŞARAK ÇALIŞANLAR

Hayatımızın her evresinde ilginç bir insan tipiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu tipler; bir şeyler üretmeyen, yaratıcılığı, buluşçuluğu olmayan, yalnızca mevcudu paylaşma kavgası veren tumturaklı söz söyleme ustaları olarak tanımlanan tiplerdir.  

 

Önlerine bir miktar odun kütüğü konulup, ellerine bir balta verilerek “Bu kütükleri sobada yakılabilecek hale getirir misin?” denildiğinde; baltayı eline alıp şöyle bir evirip çevirerek ve kütüklere bakarak, rica edene dönüp “Baltayı şu şekilde tutacağız, düzgün bir kütüğün üzerine konulan başka bir kütüğü şöylece yerleştirip, baltayı  şöyle indireceğiz.”der ama zahmet edip isteneni yapmazlar. Kendisinden ricada bulunanın işi yapmasını beklerler. Bu tipler ne politikacı olarak tanımlanabilirler ne de siyasetçi…

 

Bu toplumda inanılması güç bir süreç yıllardır işliyor: Tıkanmış bir tuvaleti açmanın bile belirli bir metod kullanılmaması halinde imkansız olduğunu çoğumuz biliriz. Bu denli basit bir sorunu dahi bir “yöntem”le çözmek gerektiğini idrak edip, ya bilen birisini çağıran ya da nasıl yapılması gerektiğini öğrenmeye çalışan insanlarımız, bu tiplere her zaman kanarlar; onların hiçbir işe yaramadığını bildikleri halde yine de söylediklerine kanarak kendilerini sömürmelerine ve rahat yaşamalarına belki de basit ve kestirme çözümlere karşı eğilimlerinden ötürü, bu ehliyetsiz kişilere  çanak tutarlar. Kısacası, kalitesizlik özleri değişmeden kalite propagandası yapıla yapıla bir süre sonra kalitesizlik kalite olarak anlaşılmaya başlanır. Bu tiplerin ellerinden gelen tek bir haslet vardır. Yalan söylemek…

 

Yalan, dünyanın yapılabilecek en kolay mesleği, icra edilebilecek en kolay sanatı, keşfedilebilecek en zor şeyleri kolayca keşfedebilmenin en kolay yoludur Karşımızdaki insanın, yalan söylediğini anlasak bile, bir çoğumuz bunun doğruluğunu araştırma ihtiyacını duymuyoruz Karşımızdakilerin duymak istediklerini onlara söylemek, onların mutluluğunu görüp karşılığında ödüllendirilmek, hepsi küçücük bir yalanın büyük eserleridir Eğer doğruyu söylemiş olsanız başınıza gelebilecekleri asla tahmin edemezsiniz

 

Teknolojik ilerlemelerin bu kadar hızlı ve yoğun yaşanması da engelleyemiyor yalanı ve yalan söylemeyi Hatta yalan ve yalancılık çağa ayak uydurup hızla büyüyüp ve gün be gün gelişim gösteriyor Tıpkı bir bukalemun gibi ortama, çağa, mesleğe, sanata, kısacası her şeye uyum sağlıyor