KADIRGA
KADIRGA
TV’min Türksat kanalları güncellemeler nedeniyle karmakarışık olmuştu. Receiver’den Türksat uydusunu sildim ve yeniden kurarak güncelleme emri verdim.
Bittiğinde, kanalları sıralarken bir kanal ismine takıldım.
KADIRGA TV…
Önce sıralamayı bitirdim ve 8.ci sıraya da Kadırga TV yi yerleştirdim. Bittiğinde ise ilk işim bu kanalı açmak oldu ve görüntüleri gördükçe hayretlere garkoldum…
Hey Yarabbim!…
Gençler ÇELİK oynuyordu açtığımda ve kaybedeni mutad olduğu üzere oyun icabı açılan çukura dizlerine kadar gömmeye çalışıyorlardı. Hemen arkasından kadınların mısır tarlasını biçmeleri ve koçanların kemençe eşliğinde İMECE ile soyulmalarının görüntüleri geldi ekrana ve duygularım son raddesine gelerek gözlerimden yaşlar süzüldü…Birkaç dakika izleyemedim ve ancak başlıklarla süslenmiş ineklerin yayla yolunda oldukları bölümde ekrana bakabildim…
Neden mi duygulanmıştım dersiniz?!..
Çocukluğum gelmişti aklıma ve sanki o görüntülerin bir köşesinde de OĞUZLU, ya ÜTÜK’teki arkadaşlarıyla ÇELİK oynuyordu ya da akşamın karanlığında MECİ ye katılmış mısır koçanı ayıklıyordu; anlayacağınız 40 yıl gerilere gitmiştim.
Yaylaya göç yaklaşıyor dostlar…Yayla denilince de sadece iki isim bilirim:
KADIRGA YAYLASI ve SİSDAĞI…
Benim yaylalarımdır onlar…SİSDAĞI yaylasındaki Anbarlı Obası’ndaki rahmetli dedemin yaptığı ev halen durur. Orada oldukça ve yazın fırsat buldukça gezmeye giderim…Kartalkaya’ya çıkar, dağın eteklerindeki sisleri izler, yavaş yavaş göğe doğru yükselişini seyrederim.
OTÇU zamanı, kemençe eşliğinde ve konvoy halinde KADIRGA’ya yaya olarak iki günlük yolculuğu yapmanın keyfine de varmışımdır eskilerde…
Biraz sabredin aaa dostlar…Hele bir OTÇU zamanı yaklaşsın!…OTÇU ŞENLİĞİ’ni güzelce tasvir etmeye çalışacağım Allah(CC)’ın izniyle…