TARİHİ ÇARPITMAK ÜZERİNE…
Tarihsel nitelikli çalışmaları yetki ve ilim sahibi uzmanlar yapabilir. Bilim Adamları yaptıkları mesleki çalışmalarda Kariyerlerine ve saygınlıklarına zarar vermek istemezler ve şoven ideoloji fanatikleri gibi istisnai durumda olanlar haricinde tarihi çarpıtma ihtimalleri daha zayıftır. Ancak ne var ki Tarih konusunu sonradan kendilerine hobi türü iş edinenler Tarihi çarpıtıyor, değiştiriyor ve yanıltıyor. Bu bağlamda asıl mesleği TARİHÇİ olmayanların, Tarih ile ilgili yazdıklarının ilmi olarak hiç bir değeri yoktur. Kaynak olarak gösterilmesi mümkün değildir.
Tarihi Tarihçiler yazmalı… Yetkisi olanlar yazmalı. Yetkisi olmayanların elinde oyuncak olan her meslek dalı gibi, Tarih de bu gibi kimselerin elinde oyuncak olduğunda, değişik bir komedi türüne dönüşebiliyor…
Mesela; asıl mesleği Tarihçi olmayan ama bu bilim dalıyla iştgal edip, Kafkasya üzerinde çalışma yapan birini düşünelim…Bu kişi; Güney Kafkasya’nın Otonkton Halkı olan ve binlerce yıllıkUçanı Kaçanı Oğuz, Kıpçak dolayısı ile Türk yaptığı bu yazılarda Gürcüstan’ın yerli halkı olan Bagratlılar ile Gürcüstan’ın meşhur Kraliçesi Kraliçe Tamara bir anda Türk(!) oluverir!… Bu kişiden Lâzlar’ da nasibini alır haliyle ve Turan Kolhlar ifadesi ile Lâz kavramına ilginç olduğu kadar garip bir boyut getirir. Basit kelime oyunları ile tarihi gerçekleri çarpıtır ve olayları objektif olarak anlatmak yerine kafasında kurguladığına dönüştürmeye çalışır. Cımbızla olayları ve yaşayan halkları bir yerlerden bulup, garip bağlantılar kurar, varsayımları ve kendi hayal dünyasında oluşturduğu masalları ve işine geldiği gibi yaptığı yorumları gerçek bilgiler(!) olarak sunar ve bütün yollar Kıpçak’a, Oğuz’a çıkarmaktan çekinmez…
Kıpçaklar nerede şimdi? Kıpçak dili nerede? Cevap yok… Günümüzde kendini Kıpçak olarak ifade eden bir kişi bile yok. Mevcut bilgiler ve genel kanaat, Göçebe bir millet olan Kıpçakların zaman içerisinde “geleneksel huylarından” vazgeçmeyerek zayıfladıkları ve bulundukları yerlere uyum sağlayamadıklarında çeşitli devletlere göç ederek dağıldıkları ve tarihin kaybolmuş milletleri arasına katıldıkları şeklindedir.
Bu topraklara bir zamanlar kısa bir süreliğine Araplar hakim olmuştur ve bunu tarihle biraz ilgili herkes bilir ama halk Arap olmuş mu? Olmamış. Selçuklu gelmiş, gitmiş; İranlı gelmiş, Gitmiş; Osmanlı gelmiş, gitmiş; Rus gelmiş, gitmiş. Yüzyıllardır yaşayan halk nerede, buharlaşmış mı? İŞGALE GELENLER HALKIYLA BİRLİKTE GELMİYOR. BİR YER İŞGAL EDİLDİĞİNDE MEVCUT YERLİ HALK BUHARLAŞIP UÇMUYOR
Bu kimse, kendilerini Gürcü ve Lâz diye bilen Türkiye’li Gürcülerin ve Lâzların aslında Gürcü ve Laz olmadığını, aslında Kıpçak olduğunu söylemek gibi bir saygısızlıkta ve küstahlıkta bulunmaktan çekinmez… Çünkü zaten kendi hayâl dünyasında bu halklara yer yoktur.
Yine binlerce yıllık geçmişi olan Lâzları Turan Kolhlar diye ilan etmekten, Lâz ve Megrel milletine genel olarak “Çani” denildiğinden, her bir tarafı Türk Milletine dayandırma hastalığı gene nükseder ve “Oğuzların “Çan” boyundan geliyor olmalı” gibi Saygın bir Bilim Adamının asla kullanmayacağı garip bir ifadeyi, doğru düzgün ve delil niteliğinde bir kanıt bulamamanın da “ezikliği” içerisinde patavatsızca söylemekten çekinmez…
Ancak, bu kimsenin ileri sürdüğü savlara karşın; iddiaları DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ’nin mevcut hali ve ARDAHAN TARAFI ile örtüşmez… Pazar’dan Sarp’a, Borçka’dan Yusufeli’ni de kapsayan Bölgede ve Ardahan taraflarında DAĞ, TAŞ, DERE, IRMAK, OVA VE KÖY İSİMLERİNİN NEREDEYSE TAMAMI GÜRCÜCE VE LÂZCADIR. SON ELLİ SENEDİR DEĞİŞTİR DEĞİŞTİR BİTMİYOR. Gürcüce bilmeyen yerliler bile bu isimleri biliyor ve kullanmaya devam ediyor…Örnek verilecek çok yer var. Bir tanesini verelim. Borçka’nın Gürcüstan sınırındaki şimdiki ismi Şerefiye olan Köyün otantik ismi Ohordia dır. Ohor kelimesi Megrelce bir kelimedir, Ev demektir, Lazcası ise Ohoy dur ve bu köyün halkı Lazca konuşan Lazdır. Bu mevcut durumu ve gerçeği masa başında, yalan, yanlış ve uydurma olarak yazdıkları ile değiştirmeye kalkışır bu kimse…
Tarihi yapan, fakat yazmayan bir millet olduğumuz söylenir. Bu teşhis, bence de doğrudur. Eğer bu kimse Bölge Tarihini yazmak istiyorsa; bölge ile ilgili zengin bir Tarih Arşivine sahip olan Gürcü Kaynaklardan yararlanmalıdır. Eğer bunu yapmazsa, yazdığı yazılar etik olmaz.
Türk’e zerre kadar benzemeyen tamamen farklı bir ırk olduğu hemen anlaşılan Lâzlar asimle olmamıştır ki. Lâz dilini konuşurlar. Okula gitmeyen Lâz çocukları bile Laz olduğunu bilirler. İran’a 400 sene evvel gelen Gürcüler Gürcü olduklarını, Tiflis’teki Yahudiler Yahudi olduklarını bilirler. İstanbul’daki Rum, Ermeni ve Yahudiler asimle olmadılar ki, varlıklarını sürdürüyorlar. Diğerleri ne oldu? Yunanistan’a, Avrupa’ya, Amerika’ya, İsrail’e gittiler. Yüzyıllar bile geçse de babadan oğul a geçen bilgiler sayesinde Asimilasyon gerçekleşmez…
Tarih Bilimi ile amatörce uğraş veren şahsımın kanaati budur…
Tags: Öylesine... yapan OĞUZLU
No Comments »